[Ana Sayfa ] [Siir][ Antoloji ][Genc K ] [Makale] [Deneme] [Oyku] [Fotograf] [Felsefe] [Forum][Tiyatro] [Sanat ] [Haber ] [Sinema ] [Kitap ] [Muzik] [Ziyaretci Defteri]


BİR KİLİT BİR ANAHTAR / EBUBEKİR EROĞLU

1 YORUM

Bir Kilit Bir Anahtar


şahitsiz vakitlerde

inşirahıyla geldi de kalbin

bir anahtar koydu önüme

bakir sorunların senin



farkedince içine girdiğini

belasını bulmamış bir hercümercin

“bu nasıl meclis” dediydin hani

“umurlarında değil sözün mahremliği

yürekten gelmeyen sorular;

paslı kilit

bir ses diyor ki: ya hu

çek git”



şöyle bir baktıydın yakası yırtılmış ağızlara

kederle döndüydün oradan oraya

mahrem söze bir yer bulmaya



açık ettiklerin senin bir soru bugün

perdeler ardında gördüğün

bekâreti eksilmez cevabı verilmekle

yarışı sürdürse de farfara ağızlar

onlar kilit dese bende anahtar

yok edemez onu bu dizginsiz hengâme



“zaten cevabıyla birlikte mayası tutar

değdiği her yüreği sarsarak doğar

bir soru” dediydin “içten ve hakikiyse”



tat veren hışırtısıyla geldi

otlara sürünerek geçen bir derenin

bazen kilit oldu bazen anahtar

bakir soruların senin



(Şahitsiz Vakitler’den)



Pergelin Mükemmel Dönüşü


Pergel dönüyor makas açık

Bir adam şapkasını uzatıyor hah sakın almayın

Titresin dursun kurumuş katılmış elleri

Pergelin döndüğü her kavsi makas kesecek

Uzatsın tırnaklarını uzatsın boynunu

Pergelin döndüğü her kavsi makas kesecek



Bir kadın başını koyuyor yastığa dikkat

Pergelin dik ayağını burnuna koyup döndürün

Elinizden böylesi gelir muhakkak

Siz hey büyük üstadları hendesenin ve cebrin

Döndükçe pergel makasla yüzünü kesin

Kadının alnını kulaklarını çenesini saçlarını

Kırpıntıları atıp yüzü alın

Yarı çapı bir yüzün sizin en büyük bir başarınızdır



Bir çocuk ayağını alıştırıyor seksek oynayarak

Pergel geldi mi makas nerede hemen açın

Çocuğun topuğunu parmaklarını keseceksiniz

Yere artık mükemmel basacak çocuk

Pergelin döndüğü kavsi kim küçümseyebilir



Bir kız yanağını uzatıyor bir gence

Zamanı geldi artık elmacık kemikleri kesilecek

Pergeli döndürürken o üç parmağınız kat'a titremesin

Boyuna döndürün döndürdükçe makas peşinizden gelecek

Burnu gidecek kızın gamzesi kalacak sadece

İş bunda değil dönüşü pergelin mükemmel olmalı



Bir adam yürüyor başının üstünde pergelden habersiz

Dönüyor oysa pergel makas gıcırtıları arasında

Omuzları kalmıyor adamın kolları düşüyor

İki yarım adım atabiliyor baldırdan

Kesilmeden önce o upuzun bacakları

Adam tostoparlak bir kirpi gibi yerde şimdi



Yeryüzünü ayı ve denizleri

Dönüyor pergel

Pergel nasıl da dönüyor

Makas açık

Etrafa durmadan kırpıntılar saçıyor


ANKARA İÇ SAVAŞINDA ÜÇ HAİNİN PORTRESİ / AHMETHAN YILMAZ

0 YORUM

ankara iç savaşında üç hainin portresi

(tanrım!
perdeleri çektim
yeni emirlerinizi beklerim)



zincirleri yeni boşanmış ergen bir kızı beller gibi
tecrübe edelim
şu üç kişiyi


boynuna savaşlardan sonra ağır madalyonlar geçirilen bir çocuğun
kendini ateşli silahlara veren bir ihtiyarın
savaşa çizdiği haritalarla giren bir delikanlının
sözleriyle konuşalım ortalığa

HER BİRİ
KENDİ YÜZÜNÜN YÖNÜNDE GİTTİ


I a

henüz robinson olmayı düşleyecek yaştadır
ufukta gemilerin belirmediği ıssız adalı rüyalar görür
boya kalemleriyle renkli savaş defterleri tutmuş
kıyımları temize çeken sevimli bir gergedan olmuştur

I b

şehirleri kaldıracak kadar bir herkül olabilirdi
çocuk kıran sıcak ve trahomlu bir rüzgara
ESMESE DE OLURDU diyerek
diğerleri gibi düşünmüş
memur olmuştur

I c

bunalarak yaşamıştır bu kederli savaşı
kendine mi hain olmuştur tanrılarını yakarak
üstelik dini bütün bir adam gibi davranıp
bombalanacak şehirler gibi içini de karartmıştır

TUTARLI BİR AYAKLANMA İÇİN
YOLA ÇIKILAMAYACAK BİRİ

II a

yaş haddinden emekli bir kaptandır
uykularında
kundaklanmış gemilerini ve annesini sayıklar

II b

HAYAT BİNİLEN VE UÇURULAN BİR GEMİDİR

dediği gençliğinde
kafasını karıştıran adamları denize atıp
seyir defterine

DENİZ İHTİYAR VE GÜZEL BİR KADINDIR

diye yazmıştır


II c

sonra barut bağlamıştır damarları
otellerde ihtiyar bir kaptan kılığında gecelemiş
mayınlı sokakta
yelkenler fora sürgünü gezinirken
infilak etmiştir

İNSAN BALDIRANI KENDİ İÇMELİ

III

son olarak
şizofreniyi döşüne oturtamayan biri

kendini

ŞEHRE BİNİP ÇÖLLERİ DOLAŞAN BİR HORTUM

diye tanımlamış
aklı sağlamlara
mutlu sonla biten söylevler vermiştir


/dostlarım
kölelerim
suratlarınızı lâmbaların ışığında belleyelim ve şehre girelim
haritalara keyifle kurulan o kutsal imparatorluğa girelim
ulu kişilerin ellerine bayraklar tutuşturup
bizi uçurumlara azmettiren şehre girelim
o gürültü duruşmaya
o görkemli çürümeye girelim
(bir gün yenileceğiz nasılsa ve kuruyarak öleceğiz
kim koruyacak bizi)
içimizi alt üst eden gemiye
gönüllü girelim/

IV

BU DÜNYAYA ADAM ÖLDÜRMEYE Mİ GELDİK
BU UÇSUZ BUCAKSIZ ÇEKMECEDE SAKLANMAYA MI
YÜREĞİNİ AÇTIĞIMIZ GERGEDANLARI
DERİN DONDURUCULARDA KORUMAYA MI


KAKNÜS YAY.


SON EKLENENLER
ARSIV
  • Yapıbozum Şiirleri

  • Nilgün Marmara

  • Edip Cansever

  • Enis Batur
  • Felsefe Notlari
  • Borges Defteri
  • Şimdiye kadar

    Los Angeles Probate Lawyer
    kişi ziyaret etmiştir.

    ATOM 0.3