az şey değil bir kızı bir babadan çekip almak bir konup bir havalanmış diye tam tepesinden gökyüzü şarkıya tam başlamışken, uzaktan, ama çok uzaktan kanat çırpar gibi geçerken bir ölünün düşürdüğü çığlık sakin bir liman arıyor herkes, yeter ki terlemesin diye bir el bir avuçta, geriye doğru yazılmış mektupları anarak yani ölsek te yaşıyoruz, bir bu üstesinden gelemediğimiz bir de karıştırmadan geçmek köprüleri birbirine az şey değil üst üste aynı uykuyu uyumak üstelik daha dün gibi geliyor bana dalından bir meyve düşeli hepte elma kurtuluyor şehvetin kısık ateşinde üşenmeden günde kaç rekat pazara dönüp en olgun yerini hayat bu ya, hangi aynada dursak bizden biri iniyor alçalıp yükselen bir ovaya doğru sürüp giydiklerini
(II)
bizden biri inliyor tam topuğundan kendini zamana kaptırmış soluk soluğa atlara dinmiyor bir acıya doğru kurulmuş cümlelerin sızısı dinmiyor kanla karışık yağmur aslında başka çaresi yok, yaşanacak günlerin önüne atmalıyız kendimizi kuşluk vakitlerine o su öylece aksın nasıl duruyorsa sezdirmeden bir bardak bir masanın üzerinde dudaksız hep öyle kalsın gök, aynı yerinde, biz burada daha bir rahatız ona hiç sürünmeden sabah akşam giderken bir sürü kuş kalıyor ya üzerinde gökyüzü ondan güzel ben buradan bakınca ben buradan bakınca perdeleri kapanmış küçücük bir köy kalıyor, mezarlara sığınmış dokununca bir sürü gözüm oluyor, ondan ağlıyorum işte ben üstüme bir şey almadan yorgun ikindi gölgelerini unutuyorum dünyanın sonra kalkmamış çeltik tarlalarını biliyorum akşama yine gece var onu yere zembille indirecek evin en yaşlı ninesi her şey ortalıkta kalacak, arzular, o gezip görülmedik yerler bir sürü pazartesi…
(III)
bembeyaz çamaşır yağıyor, elini çabuk tut topla dal uçlarından yağmuru n’olurdu mümkün olsa bir kadından öteye geçebilmek aşıp çitlerini dünyanın cama çarpınca sendeler, dile gelir ıslanırdı öptükçe tükenen yüzü yağmurun o kadın oradan çıksa, alıp saçlarını elleriyle öyle örtmese yağmuru rahatça yağsa kimbilir ne güzel görülürdü gök eski yerinde olsa tek odalı evlerin balkonlarından yukarı salıversek toplayıp bir sürü parçasını çatılardan aklımızda son kalan yanını ey gök, çıtını çıkar! dağılsın yüzündeki kalabalık bir yıldızın batıyor dünya açıklarında!
0- Defa Yorum Yapıldı. Bu Şiir Hakkında Yorum Yap: “Buradan Bakınca Gökyüzü / Hüseyin Akın”
Yorum Formu